Ana Sayfa Keçecilik Ürünlerimiz İlçemiz Tire Sipariş & İletişim


 TİRE'DE KEÇE YAPIMI

Keçe, yünden üretilen bir tür yaygıdır. Keçe imal eden ve işleyen , keçeden yapılan çeşitli eşyaları üreten kişiye de "Keçeci" denir. Keçecilik bütünüyle bir el sanatıdır. Artık gelişmekte olan teknolojiyle fabrikasyon keçe üretimi yapılıyor olsa da , İlçemiz Tire'de hala geleneksel yöntemlerle keçe yapımına devam edilmektedir. Düne göre azalmış bu el sanatımız , ilçemizde bizimle birlikte dört atölye tarafından bugünün şartlarında devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

Sulak yerlerde büyüyen kuzuların yünlerinin keçe yapımında iyi netice vermediği , kurak yerlerde büyüyen kuzulardan elde edilen yünlerin makbul olduğu, bilhassa 3-4 aylık kuzuların yünlerinin keçe yapımı için ideal olduğu ustalar tarafından söylenmektedir.



İlçemiz Tire'de , Tire Ödemiş ve bayındır koyunlarında elde edilen yünler ile yapılmakta. Genellikle kuzunun ilk kırkımı olan yününden iyisi , koyunların ikinci kırkımı olan ağustos yününden ikinci kalite olanları yapılır. Köylüden satın alınan yada keçe yaptırmak üzere üretici tarafından getirilen yünün öncelikle bıtırak ve pislikleri ayıklanır. Elle çıkmayan pislikler makasla kesilerek temizlenir. Bundan sonra ditme işlemi gelir. Temizlenen yün el ile birbirinden ayrılır. Siyah renkli yünler nakış işinde , beyaz yünler keçenin alt ve üst yüzeylerinde , kirli renkliler ise orta tabakaya gizlenerek değerlendirilmek üzere ayrılırlar. Bu ditme işlemi sonucunda yün atılmaya hazır hale gelmiştir. Ditme işlemi elle yapıldığı gibi basit bir sürtme makinesi ile de yapılır.

Didilen yün ya hallaç yayı ile ya da tarak makinesi ile atılarak lifleri birbirinden ayrılır. Bu işleme "atma" işlemi denir. Ham yün yada yapak keçe yapılacak biçime böylece gelmiş olur.

Ala keçe (yaygı keçe) yani nakışlı keçe yapılmak isteniyorsa ben , nakışlık, top tabir edilen ince keçelerden kesilerek elde edilen çubuk ve parçalar kullanılarak kalıp dediğimiz hasır üzerine nakış döşenir. ( Bu nakışlıklar Tire'de halen kök boyası ile boyanmaktadır) Desenin üzerine de atılmış yün birkaç tabaka halinde dökülerek çubuklarla düzeltilir. Dökme işleminden sonra çok az ılık su serpilir. Bir uçtan başlanarak düzgün bir biçimde dürülür. Kalıbın üzerine düz keçeden yapılmış olan kalıpleş sarılır. Kalıp ipi ile sıkıca bağlanan dürüm tepme işine hazırdır. ekme işlemi ayak ile 30-40 dak makine ile 60 dak devam eder.

Sıra kaplamak işlemine gelmiştir. Çözülen kalıp üzerinde keçeleşmeye başlayan yünün kenarları düzeltilir. Bu işleme "kapaklamak" yada "çatkı" yapmak denmektedir. Tekrar tepme işlemine geçmeden önce sabun ile su verilir. Dürülen yün bir saat kadar daha tepilir. Böylece yün keçeleşmiş olur. Bundan sonra yün pişirmeye gelir. Pişirme işlemi ya makine ile yada insan gücü ile hamamda ve atölyede yapılır.

Elde pişirme ovma ile başlar, sıcak su dökülen keçe bilekten dirseğe kadar olan kısımla ovulur. Keçenin yünleri birbirine girinceye değin devam eder. Tüyleri birbirine geçen keçenin pişirilmesinde ikinci aşama "kazıklamadır". Çok sıkı biçimde dürülmüş keçeye sıcak su verilerek kolla da pişirme işlemi devam eder. Buna "oklavalama" da denilmektedir. Bundan sonra açılan keçenin tesviyesi yapılır. Yumruklayarak ince yerler kalınlaştırılır, kalın yerler inceltilir, uzayan kesim kısaltılır, kısalan kısım uzatılarak keçe istenilen kalınlığa ve düzgünlüğe getirilir. Kepenek yapımında bu işleme "karıştırma" denir. Bundan sonra dizleme dediğimiz işlem başlar. Dizlemeden amaç keçenin sıkıştırılmasını ve sertleşmesini sağlamaktır. Dizler ile keçenin üzerine bastırılır ve keçe döndürülerek ilerletilir. Bu arada ustalarda dizleri üzerinde kayarlar. Tesviye ve düzleme sırasında oluşan kırışıklıkların düzeltilmesi ve keçenin son şeklinin verilmesi işlemine de "tığlama" denir. Tığlamada kolların bilekten dirseğe kadar olan kısmıyla yapılır. Bundan sonra iyice yıkanan ve sıkı bir şekilde dürülen keçe süzülmeye bırakılır. Bir gece süzülen keçe ertesi günü güneşte kurutmaya asılır. Böylece kullanıma hazır keçe elde edilmiş olur.

Semer için yapılan keçeler bütünden kesilir. 10-20 parça halinde çatılır. Yani kenarları kıvrılarak üzerine yün verilir. Böylece kat yeri görülmez ve kenarlar yuvarlanır. Daha sonra bir saat dövülerek üzerine nakış koyup pişirilir.

Arif CÖN